Bitkisel yağlar güçlü anti mikrobik özellikler taşımaktadır. Şifa kaynağı bitkilerden elde edilen çok sayıda uçucu yağ vardır ve bu yağların da sayısız yararı bulunmaktadır.  Bu nedenle bitkilerdeki uçucu yağlar mikropları öldürmekte, sonra da ortamdan uzaklaştırmaktadır. Bu yağlar arasında özellikle yenibahar, karanfil, kekik, sitronella, limonotu, kefe kimyonu gibi bitkilerin yağları, mikrop öldürücü özelliğe sahiptir. Bir de insan sağlığı üzerinde etkileri olan yağlar bulunmaktadır. Bunların arasında olan acıbadem yağı, öksürük kesici ve idrar arttırıcıdır. Acı badem yağının kurt düşürücü ve şeker hastalığı için kullanıldığı bilinmektedir. Güneş yanıklarının tedavisinde de kullanılan acıbadem yağı kuru ve çatlak ciltlere uygulanmaktadır. Acıbadem yağının stres ve yorgunluğa karşı masaj yağı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Acıbadem yağı bir çay bardağı suya 2 damla halinde katılıp ve günde 3 kez alınmalıdır. Özellikle bebeklerin kabız olması durumunda bal ve pekmezle karıştırılan acıbadem yağı 4 ya da 5 saatte bir çay kaşığı verilebilmektedir. Ayrıca cilde masaj yapılarak sürülmesi de yararlıdır. Adaçayı yağı da özellikle bebeklerde gri ve soğuk algınlıklarında kullanılmaktadır. Adaçayının ayrıca bebeklerde gaz giderici, idrar attırıcı ve ter kesici etkileri bulunmaktadır. Astım hastalığına karşı kullanılan adaçayının hormon dengeleme özelliği vardır. Bayanlardaki adet dönemi düzensizliklerinde kullanılan adaçayının on iki parmak bağırsağında ortaya çıkan yaraların iyileşmesinde de yararı vardır.

Ardıç Katranı Yağı Mantar Hastalıklarında Kullanılır

Bitkisel yağlar arasında bulunan ardıç yağının iştah açıcı ve idrar söktürücü özelliği vardır. Toksinlerin vücuttan atılmasında yardımcı olan ardıç yağı, kalp yetmezliği, soğuk algınlığı, romatizmal hastalıklar ve kramplar da kullanılmaktadır. Deri hastalıklarında ve selilüt tedavisinde de etkili olan ardıç yağı, burkulma ya da çarpma gibi kazalarda da ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Ardıç yağının eklemlerin hareket yeteneğini artırıcı özelliği de bulunmaktadır. Bu özelliklerinin yanı sıra ardıç yağının astım hastaları ve idrarını tutamayan çocuklar için son büyük yararı vardır. Ardıç yağının fazla alınmaması gereklidir. Aşırı dozda alındığında böbrekler tahriş olabilir ve idrar yollarında kanamaya neden olabilmektedir. Ardıç katran yağı da ardıcın özel bir türünden elde edilmektedir. Ardıç katranı egzama ve uyuz gibi tüm deri hastalıklarında, mantar hastalıklarında, sedef, varis ve cilt kaşıntılarında kullanılmaktadır. Uygulama yapılacak yer öncelikle defne sabunu ile yıkanmalıdır. Sonrasında ardıç katran yağı ince bir tabaka halinde sürülmelidir. Avokado yağı ise cildi nemlendirir ve yumuşatır. Avokado yağı selülitte de etkilidir. Bağım yağı da kaş, kirpik, cilt ve saç bakımının vazgeçilmez ürünlerinin başında gelmektedir. Cildi besleyen badem yağı, saçları güçlendirmekte, kırık oluşmasını önlemekte saçları beslemektedir. Bir çay kaşığı badem yağının içine bir miktar Hindistan cevizi konularak bebeklere içirildiğinde kabızlık sorununu gidermektedir. Bergamot esansı da şifa veren yağların arasındadır. Stres ve yorgunluğu gideren bergamot esansı bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Egzama tedavisinde kullanılan bu esans, iştah arttırıcı ve safra söktürücüdür. Bergamot esansı çaya katıldığında özel bir koku ve lezzet vermektedir. Bir fincan suya 2 ila 3 damla damlatılır ve güne iki kez içilir. Ayrıca hazırlanan bu karışım cilde masajla yedirildiğinde stres ve yorgunluğu gidermektedir.

Çam Terebentin Yağının Yararı

Bitkisel yağlar arasında bulunan biberiye yağının, idrar söktürür gaz giderici özelliği vardır. Kan dolaşımını artıran biberiye yağı, bronşite ve sinüzite iyi geldiği gibi sarılık hastalığı ve karaciğer yetmezliğinde de kullanılır. Uykusuzluğu ve sinir sistemini düzenleyen biberiye yağının kolesterolü düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Buğday yağının da hücre yenileyici özelliği vardır. Selülit için kullanılan buğday yağı, yanık yara ve diğer cilt sorumlarında kullanılmaktadır. Buğday yağının cilt lekeleri, güneş lekeleri ve doğum lekelerini giderici özelliği de bulunmaktadır. Buğday yağında B vitaminleri ve mineraller vardır. Ceviz yağı ise kuru ciltlerin yumuşatılmasında kullanılır. Doğal bir nemlendirici olan ceviz yağı ildi beslemektedir. Seç ve saç diplerini besleyen ceviz yağı romatizmaya da iyi gelmektedir. Çam terebentin yağı da solunum, bel soğukluğu ve idrar yolu rahatsızlıklarında kullanılan bir antiseptiktir. Saçları besleyip güçlendiren çam terebentin yağı dökülmeyi ve kepeklenmeyi önlemektedir. Ancak bu yağı böbrek hastalığı olanların içmemesi gereklidir çünkü böbrekte tahriş meydana getirmektedir. Çilek esansı da cildi canlandırıcı ve besleyici özelliktedir. Ayrıca sıkılaştırıcı özelliği de bulunan çilek esansı, şifalı bir yağdır. Çörek otu yağı da şifalı bir bitkisel yağdır. İştah açıcı süt artırıcı, adet söktürücü etkilere sahip olan çörek otu yağı, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Vücudu dirençli tutan çörek otu yağı, astıma, şekere ve hemoroite karşı yararlıdır. Saçı besleyen çörek otu yağı, saz dökülmelerini de önlemektedir. Çörek otu yağı, günde 3 kez bir fincan suya 4 ila 5 damla damlatılarak içilmektedir. Saç dökülmesi ve kepeklenmeye karşı da saç diplerine masaj yapılarak yedirilmelidir. Sinüzitte ise sabah ve akşam buruna 1 ila 2 damla damlatılmalıdır.

Bademcik İltihabına Defne Yaprağı

Bitkisel yağlar arasında olan çuha çiçeği yağı, cildi yumuşatıcı özelliği ile bilinmektedir. Karma yapıya sahip ciltleri normal cilde çeviren bu bitkinin içeriğinde E vitamini ve çuha çiçeği özü bulunmaktadır. İştahı keserek bağışıklık sistemini güçlendiren bu bitkinin yağı, kadınların adet dönemlerindeki baş ve karın ağrısını da gidermektedir. Adet düzensizliğinin giderilmesine de yardımcı olan çuha çiçeği yağı, menopoz belirtilerinin de hafif geçmesini sağlamaktadır. Egzama ve sedef hastalarının ciltlerinin sağlıklı bir görüntüye kavuşmasını sağlayan bu bitkinin yağı mineralle birlikte alındığında akneleri tedavi etmektedir. Aşırı alkol ve nikotin kullanımı nedeniyle meydana gelen toksik etkilerini azaltan çuha çiçeği yağı, romatizma ve eklem iltihabı ağrılarının azaltılmasına da yardımcı olmaktadır. Bu bitkinin yağı, kireçlenme nedeniyle meydana gelen sırt, bel diz, boyun ve omuz ağrılarına karşı da kullanılabilmektedir. Çuha çiçeği yağının güçsüz ve kırılgan olan tırnakları güçlendirdiği de bilinmektedir. Defne yaprağı yağı da gargara yolu ile alındığında bademcik iltihaplarını gidermekte, soğuk algınlığına iyi gelmektedir. Terletici ve antiseptik özelliklere sahip olan defne yaprağı yağı, açların büyümesine etki ettiği gibi saç ve kafa derisi tedavilerinde de kullanılmaktadır. Gaz giderici özelliği olan bu bitkinin yağı bir fincan suya 4 ila 5 damla damlatılarak içilmelidir. Ancak özellikle hamilelik döneminde kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Fesleğen yanı da iştah açıcı özelliğe sahiptir. Selülitleri tedavi eden fesleğen yağı, arı sokmalarına da yararlıdır. Ağız içi yaralarının tedavisinde kullanılan bu bitkinin yağının kokusu, sivrisinek ve tahtakurularını uzaklaştırmaktadır. Fesleğen yağının yatıştırıcı özelliği bulunmaktadır. Fazla miktarda kullanılmamalıdır. Fındık yağı ise kurku ve yıpranmış ciltler için son derece yararlıdır. Ayrıca saçkıran hastalığında kullanılan fındık yağı, varis hastalarına da tesviye edilmektedir. Doğum öncesi ve sonrasında cildin esnekliğini sağlayan fındık yağı, çatlakları önlemek için masaj yapılarak uygulanmalıdır.

Havuç Yağı Hücreleri Temizler

Gül yağı da bitkisel yağlar arasında ağrı kesici, uyutucu ve öksürük kesici olara bilinmektedir. Kabızlığın sonlanması ve yüksek tansiyonun düşürülmesinde de etkili olan gül yağının baç uzatıcı ve besleyici etkisi vardır. Hardal yağı da ağrı kesici bir yağ olarak bilinmektedir. Bel, boyun ve diz ağrı için son dedece yararlı olan hardal yağı, hazmı kolaylaştırmakta ve iştah açmaktadır. Akciğer zarı iltihabında kullanılması tavsiye edilen hardal yağının iç organlarda biriken kanı dışarı atmayı sağladığı belirtilmektedir. Haşhaş yağı da ağrı kesici özelliğe sahiptir. Havuç yağı ise ultraviyole ışınlarına karşı bağışıklığı artırmakta, cildin bozulmasını önlemektedir. Güneş yanıklarını tedavi edici özelliği bulunan havuç yağı hücreleri yenilemekte, kanı temizlemekte, kolesterolü düzenlemektedir. Ses tellerine yararlı olan havuç yağının bronzlaştırmayı kolaylaştırdığı da belirtilmektedir. Hindistan cevizi yağı da hazmı kolaylaştırmakta, bulantı ve kusmayı gidermektedir. Haricen eklem ve kas ağrılarına karşı da kullanılan Hindistan cevizi yağı, saç dökülmesin de etkilidir. Bu yağı hamilelerin kullanmaması tavsiye edilmektedir. Hint yağı da ili bir yüz temizleyicisidir. Baş ağrısından mide ağrısına, siğillerden eklem ve romatizma ağrısına, yumurtalık kistlerinden boğun ağrısına kadar birçok hastalıkla kullanılmaktadır. Isırgan tohumu yağı da saç dökülmesini önlemekte, hücreleri yenilemekte, kanı temizlemekte ve miyomları küçültmektedir. Kantaron yağı bağırsak yara ve iltihaplarında kullanılmaktadır. Ateş düşürücü etkisi bulunan kantaron yağının korku ve heyecanı giderdiği, cesaret verdiği belirtilmektedir. Karabaş yağı ise kalbi güçlendirmekte, damar sertliğine, kolesterole ve şekere iyi gelmektedir. Karabaş yağının sivrisinekleri kovduğu bilinmektedir. Karanfil yağı da mide ve ağız kokularını gidermekte, dişeti çekilmesi ve iltihaplarını tedavi etmektedir. Karanfil yağın cilde sürülmemesi gereklidir. Bütün bu bitkisel yağlar tek başına kullanılmamalı, herhangi bir hastalık durumunda kesinlikle uzman hekime başvurulmalıdır.