Şifalı Bitkiler

Sağlık, insanlar için önceliğidir. Sağlık kaybedildiğinde tekrar kazanılması için çeşitli yöntemler denenmektedir. Bu yöntemler arasında bulunan şifalı bitkiler, çeşitli hastalıklar için uygulanmış ve kesin sonuçlar alınmıştır. Özellikle eski dönemlerde deneme yanılma yöntemleri ile kesinlik kazanan bilgiler, günümüze aktarılmış ve çeşitli hastalıkların tedavisi için farklı bitkilerle bitki kürleri oluşturulmuştur. Günümüzde şifalı otlarla bitkisel tedavi yöntemleri uygulanırken, modern tıp da bu bitkilerden yararlanmaktadır. Şifa veren bitkiler günümüzde daha çok destekleyici tedavide kullanılmaktadır. Geçmişte bitkiler tedavi edici amaçla kullanılmaktaydı. Günümüzde destekleyici tedavi olarak kullanılmasının nedeni, günümüzdeki yaşam standartlarının değişimine bağlı olarak hastalıkların gelişmesi ve eskiye oranla daha tehlikeli bir hal alması olarak gösterilmektedir. Dengesiz ve kötü beslenme nedeni ile hastalıkların daha da öldürücü hale gelmesinin bir sonucu olarak da modern tıbbın gelişmiş yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bitkisel tedavi yöntemleri de kesinlikle dışlanmaması, modern tıpta destekleyici tedavi yöntemi olarak kullanılmaya devam etmektedir. Bitkisel tedavi yöntemlerinin kesinlikle ana tedavi yöntemi olarak kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Bitkisel tedavi yöntemlerini ana tedavi yöntemi olarak benimsemek, ölümcül sonuçlara neden olabilmektedir. Sağlık her şeyden çok daha önemlidir ve bitkisel tedavi yöntemlerini modern tıbbın destekleyici tedavi yöntemi olarak benimsenmesi gereklidir.

Doğal ve Dengeli Beslenmek Gereklidir

İnsanlar, sağlıkları bozulmadan, hastalık belirtileri ortaya çıkmadan bağışıklık sistemini güçlendirmeli ve bedeni kuvvetlendirmelidir. Bu, doğal ve dengeli beslenme ile mümkün olmaktadır. Sağlıklı beslenme, insan vücuduna faydası olan mineral, vitamin ve enzimlerin yer aldığı şifalı bitkiler, doğal bitki çayları, çeşitli baharatlar, taze sebze ve meyve tüketilmesi sonucu olabilmektedir. Bu tür bir beslenme ile insan sağlığı uzun süre bozulmayabilmektedir. Şifa verici bitkiler, içeriğindeki besin değerleri ve doğal vitaminleri ile son derece yararlı bitkilerdir. Bu bitkiler, siyatik ağrıları, eklem ağrıları, sırt ağrıları, kas ağrıları, kulak ve diş ağrıları, kesikler, burkulma ve berelenmeler, adet sancısı, böcek ısırmaları gibi durumlarda kullanılmakta ve ağrıları dindirerek sağlık verdiği bilinmektedir. Şifa veren bitkiler sadece ağrılara değil öksürük, bronşit, burun tıkanıklığı, boğaz ve göz ağrısı, alerji, grip ve burun tıkanıklığı gibi durumlarda da yararlıdır.

Şifalı Bitkiler Cilt Bakımı İçin De Yararlıdır

Şifalı bitkiler güzellik ve cilt bakımı ile ilgili de yararlıdır. Cilt temizleyicisi, tonik, yüz maskesi, saç gürleştirici, akne, uçuk, aft ve siğil gibi durumlarda da kullanılan bitkiler, kalp ve damar sağlığını korumakta, kan şekerini, tansiyonu ve kolesterolü dengelemekte göğüs ağrısını rahatlatmakta, kanı inceltmekte, kansızlığı ve kan dolaşımını iyileştirmekte, çarpıntıyı gidermekte, varisleri tedavi etmekte ve kalp kasını güçlendirmektedir. Bitkiler, mide rahatsızlıklarında da şifa kaynağıdır. Kabızlık, şişkinlik, gaz, hazımsızlık, bağırsak spazmı, bulantı, kusma, ağız yaraları, basur ve gut gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Ancak bitkiler tek başına tedavi edici olarak kullanılmamalı, modern tıptan yararlanılmalıdır. Her tür hastalıkta öncelikle hekime başvurulmalı, bitkilerden sadece destekleyici tedavi olarak yararlanılmalıdır. Modern tıp dünyası sürekli gelişmekte ve yenilenmektedir. Her geçen gün yeni tedavi yöntemleri geliştirilmekte ve birçok hastalığa çare bulunmaktadır. Ancak bazı durumlarda bitkilerden destekleyici tedavi olarak yararlanılmaktadır. Bitkiler, birçok hastalıklara iyi gelmektedir. Peki, hangi bitki hangi hastalığa iyi gelmektedir? Adaçayı, mide ve bağırsak gazlarını gidermekte, mide bulantısını sonlandırmaktadır. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını gideren adaçayı, göğsü yumuşatmakta, astımda yaşanan sıkıntıları gidermektedir. İdrar ve ter söktüren adaçayı, banyo suyuna katılırsa ve bu su ile yıkanılırsa vücuda zindelik vermektedir. Adaçayının günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemesi tavsiye edilmektedir.

Gut Hastalığına Ahududu

Şifalı bitkiler arasında bulunan ahududunun meyvesi, çiçekleri ve yaprakları kullanılmaktadır. Meyveleri, tam anlamıyla olgunlaştıktan sonra toplanmaktadır. Yapraklarında tanen, meyvelerinde ise organik asitlerin yanı sıra şeker, pektin, uçucu ve sabit yağlar vardır. Ahududu yaprakları boğaz hastalıklarında gargara yapılarak kullanılmaktadır. Ahududunun çiçeklerinden romatizma ve gut hastalıklarında yararlanılmaktadır. Şeker ve böbrek hastalıklarında taze şekilde perhiz yiyeceği olarak yararlanılır. Halk arasında ishal ve ateşli hastalıklara karşı da tavsiye edilmektedir. Armut, böbreklerin düzenli bir şekilde çalışmasını ağlarken idrarı artırmaktadır. Böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eden armut tansiyonu düşürmekte, kanı temizlemekte, bütün salgı bezlerinin normal çalışmasını sağlamaktadır. Kansızlığı gideren armut, kabızlığı önlerken sinirleri de yatıştırmaktadır. Zihir yorgunluğunu gideren armudun susuzluğu kestiği bilinmekte, tükürük ifrazatını artırmaktadır. Hamilelerin kusmalarını azaltan bu meyve, hazımsızlığı gidermekte, mafsal kireçlenmesinde, nikris ve romatizma ağrılarında kullanılmaktadır. Armudu şeker hastaları da yiyebilmektedir. Midesi zayıf olanların kompostosunu içmeleri edilirken, yemeklerden önce yenilmesinin daha yararlı olduğu belirtilmektedir. Asma yaprağının kanamayı durdurma özelliği bilinmektedir. Vücuda kuvvet veren asma yaprakları sarılığı kesmekte, ishali durdurmaktadır. Balıkotu, terletirken idrarı söktürmekte vücudu rahatlatmaktadır. Balıkotu bütün bulaşıcı hastalıklarda kullanılmaktadır. Ancak sadece balık otunun kullanılması doğru değildir. Modern tıptan yararlanılmalı, verilen ilaçlar kullanılmalıdır. Balıkotu bulaşıcı hastalıklarda modern ilaçlarla birlikte alınmalıdır.

Çay Tüketirken Dikkat Edilmeli

Bamya da şifalı bitkiler arasındadır. Bamya kabızlığı gidermekte, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlamaktadır. İdrar söktürücü özelliği bulunan böğürtlen de ayaklardaki şişlikleri indirmekte, tansiyonu düşürmektedir. Gözlerdeki zafiyeti gideren böğürtlen, mesane taşlarının düşmesini sağlamaktadır. Böğürtlenin ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderici özelliği bulunmaktadır. Çayın ise sayısız yararı vardır. Aşırı miktarda olmamak kaydıyla içilen çay bedeni ve zihni yorgunluğu gidermekte, sinirleri uyarmaktadır. Mide tembelliğini giderici özelliği bulunan çay idrar söktürücü, ishal ve dizanteriyi kesicidir. Damar kireçlenmesini önleyen çayın, damar sertliği, kalp yetersizliği, kan kanseri, guatr, nefrit, kolera ve bağırsak hastalıklarında koruyucu ve tedavi edici özelliği bulunmaktadır. Çay gerektiğinden fazla tüketildiğinde sinir bozukluğu, çarpıntı, göğüs anjini, baş ağrısı, mide bulantısı, el titremesi ve uykusuzluk gibi rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Özellikle aşırı kilolu olanlar, kalp, mide ve karaciğer hastaları, romatizma ve nikris sorunu olanlar, böbrek taşı ya da kumu olanlar, kabızlık ve yüksek tansiyon şikayeti olanlar, üremi veya albüminüri olanların mümkün olduğu kadar az çay içmeleri tavsiye edilmektedir. Çiğdem, idrar söktürürken kabızlığı gidermektedir. Ancak önerilen dozdan fazlası kullanılmamalıdır. Çörekotu da iştah açarken vücuda güç kazandırmaktadır. Hazmı kolaylaştıran çörekotu, mide ve bağırsak gazlarını sökmekte, koklandığında baş ağrısını kesmektedir. Suyu ile sivilcelere pansuman yapılabilmektedir.

Elmanın Gizemi!

Şifalı bitkiler arasında olan eğreltiotu da bağırsak solucanları ve tenyaları düşürmekte, memeli basur ve variste de kullanılmaktadır. Elma ise sinirleri ve kasları güçlendirmekte, beden ve zihin yorgunluğu gidermektedir. Hamilelerin bulantı ve kumsala şikayetlerini azaltan elma, hastalıkların çabuk geçmesini sağlamaktadır. İdrar söktürücü özelliği olan elma, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasına da yardımcı olmaktadır. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eden elmanın kanı temizleyici özelliği vardır. Kolesterolü de düşüren elma, damar sertliği ve kalp krizlerini önlemekte, kandaki şeker miktarını düşürmekte, kabızlığı gidermektedir. Şeker hastaları için yararlı olan elma, dizanteri ve paratifoda hastalıklarının iyileşmesine yardım etmektedir. Öksürüğü kesen elmanın kompostosunun da ateşi düşürücü özelliği vardır. Susuzluğu kesen elma uçukları tedavi etmekte, cildin taze ve güzel kalmasını sağlamaktadır. Elma göz ve kulak ağrılarında da kullanılmaktadır. Erik, sinirleri güçlendirmekte, kabızlığı önlemektedir. İdrar söktürücü özelliği olan erik vücudun rahatlamasını sağlamaktadır. Karaciğer şişliğini gideren erik, böbrekleri dinlendirirken kansızlığı da gidermektedir. Kalbi güçlendiren eriğin iştah açıcı özelliği bulunmakta, ayrıca hazmı kolaylaştırmaktadır. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste yararlı olan eriğin çekirdekleri, bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılmaktadır. Fındık da şifalı bir bitkidir. Fındık bedeni ve zihni yorgunluğu giderirken vücuda güç vermektedir. Fındık hastalıklardaki iyileşme devresinin çabuk olmasını sağlamaktadır. Hamilelere de yararlı olan fındığın dövülmüş olanı yenirse öksürüğü kesmektedir. Varise yararlı olan fındığın yağı böbrek ağrılarını gidermekte, kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olmaktadır. Fındığın bağırsak solucanlarını düşürücü etkisi vardır. Sara hastalığına da yararı olan fındığı mideleri rahatsız olanlar, damar sertliği ve yüksek tansiyon şikayeti bulunanlar çok az yemelidir.

Bitkiler Destekleyici Tedavi Yöntemidir

Sumak da şifalı bitkiler arasında bulunmaktadır. Hazmı kolaylaştırıcı özeliği olan sumağın, hafif mikrop öldürücü, kan şekerini düşürücü, kanama durdurucu, ateş düşürücü, idrar söktürücü, tükürük artırıcı, sıkıştırıcı, iltihaplanmayı önleyici özelliği bulunmaktadır. Mide ülseri, nefes darlığı, kan tükürme, böbrek hastalıkları, iştahsızlık, ishal gibi rahatsızlıklarda tavsiye edilen sumak, boğaz hastalıklarında gargara olarak kullanılmakta ya da günde 3 kere birer bardak içilebilmektedir. Sumak, yüksek tansiyon hastaları tarafından kullanılmamalıdır. Bütün bitkilerin modern tıptaki ilaçların yerini alamayacağı bilinmelidir Tüm hastalıklarda bir uzman hekime başvurulmalı, bitkilerden destekleyici tedavi olarak yararlanılmalıdır.